Bundan sonraki günlerde balıkçılıkla ilgili
bir çok videomu bu sayfalarda yayınlayacağım.
Akşam kıyıda gezerken limandan çıkan balıkçı
teknelerini gördüm,sırtılarını çıkarıp çekmeğe
başladılar ,bir yandan çekim yaparken bir yan-
dan da eski anılar canlandı.Bu saatlerde ben
de teknemle çıkar ,sırtımı çekerdim.O zamanlar
kameram yoktu ve gökyüzündeki bulutların güzel-
liği,manzara hep beni büyülemiştir.Kalamar mev-
siminde akşam güneş batarken gökyüzü bir başka
olur.Bugün de öyle bir gündü bolca video çektim.
Balıkçılarla ilgili olanları sayfama koyuyorum.
Resme tıklayarak izleyebilirsiniz.Sırtı çekenler
dedim sırtı çeken teknelerden birisi turna balığı
sırtısı da çekebilir,bu saatlerde Turna da sunar.
15 Şubat 2009 Pazar
Parakete-İnce Parakete

Balıkçılıkla uğraşan birçok kişi pareketenin
ne olduğunu bilir.Mutlaka bir kaç kez denemiş-
tir,veya arkadaşları kullanırken görmüştür.Ba-
zıları da daha önce sütunlarımda tanıttığım
Sedat hoca gibi sadece parekete ile avlanır.
Parekete uzun bir misinaya birkaç kulaç ara
ile bağlanan köstekli oltalardan meydana gelen
bir balık avlama yöntemidir.Bir çok balığın
kendine has parekete takımı vardır,ben burada
size bizim buralarda kullanılan İnce Parekete
ve Kalın Parakete(taşpareketesi diye de geçer)
hakkında bilgi vereceğim.Şu sıralar Kılıç pare-
ketesi de kullanılıyor daha sonra onu da tanıt-
maya çalışacağım.Bu konular kitaplarda çokça
yazılır ama en önemlisi yöreyi iyi tanımak,
deneylerinden yararlanmak daha sonra da
bizim yazdığımız teorik bilgilerin ışığında
yeni bakış açıları kazanmaktır.
İNCE PAREKETE:Bu parakete de 0.70- 0.80
misina ve 14 nolu iğneler kullanılıyor.
İğne aralıkları 3-4 kulaç yapılıyor.Datça'
da en fazla 400 iğneli kullananlar var bazı
yerlerde 1000 iğneli falan yapıldığını duy-
muştum.Ben 150-200 iğneyi geçmeyen takımlar
yaptım çoğunlukla taşlık yerlere atıyordum.
İyi yemlenip zamanında atıldığında boş gelme-
nin mümkün olmadığı bir avlanma şekli.Dip
oltasıyla yakalayamadığınız bir
çok balığı yakalama şansınız olur.
Bu oltayla buralarda mercan,hannos(hani),
salagöz,karagöz,melanur,fangri gibi balıklar
yakalanır.İnce pareketeyi bazıları kıyıya yakın
taşlıkların kenarlarına atarlar,bazıları da daha
derin sularda kullanırlar.Benim attığım sular 60
m ile 80 m arasında değişiyordu.Bu sularda fangri
ve salagöz yakaladım.Mercan kırmalık yerlerde zaman
zaman ereştelik dediğimiz yerlerde oluyor.Mevsimi-
ne göre balıkların bulundukları muhitleri bilen
balıkçılar zamanı gelince o yerlerden güzel balık
alırlar.Balık avında yenilikçi olmak,denemek şansını
artırır.Bazılarını görüyorum 40 yıldır aynı yerde
aynı yöntemle avlanmakta.Bazıları da daha yeni
başlamış ama ondan iyi balık yakalar duruma gelmiş.
İnce parekete de 14 nolu iğne denizin dibini süpürü-
yor her boy balık yakalanabiliyor,ben daha büyük
iğneler kullandım yine yakalayacağım balıkları
yakaladım.Yalnız misina inceliğine dikkat ettim,
kösteklerde 35-40 arası misina kullandım.Bu işin
profesyonellerine baktığımda da 35- 40 lık misina
kullandıklarını görüyorum.İnce pareketede önemli
olan unsurlar1-Takım,uygun misina ve iğne olmalı
2-oltanın atılacağı yer-daha çok taşlık,kırmalık
mahaller zaman zaman ereştelik yerler
3-yemleme-Çoğunlukla akyem,maun,deniz hıyarı.Genelde
bizim buralarda kalamar yem olarak kullanılıyor.
Yemi ince makarna keser gibi kesip 3-4 kez iğneyi
yemden geçirin iğnenin ucu hafifçe dışarıda kalsın.
3-Zaman-ince pareketede sonuca etki eden en büyük
faktörlerden.Genellikle sabaha karşı saat 4 gibi
atılır güneş doğmaya başlar başlamaz toplanır.
Balıklar daha güneş doğmadanki o saatlerde sunu-
yorlar,toplamaya gelince geç toplarsanız çıyanlar
temlere üşüşüyor ona balık sunmaz ayrıca yakalanan
balıkları berbat ediyor.Ben ince pareketeyi biraz
derin sulara attığım için gündüz attım çoğu kez.
Ama erken saatlerde attığım zaman sonuç çok daha
değişik oluyordu.Salagöz ve sinağrit sürülerine
denk geldiğinizde pareketeyi çekmenin zevki bambaş-
ka.Benim salagözler kiloluktu ve kafa vurarak
gelişleri,uzaktan parıldamaları bu avcılığın zevki.
Söylenecek o kadar şey var ama sayfalar sınırlı.
20 Ocak 2009 Salı
Balık avında başarılı olmanın püf noktaları
1-Önce balığın avlanma saatlerini kaçırmamak lazım.
Balıklar günün belirli saatlerinde çıkıp avlanırlar veya
beslenirler.Sabahın erken saatleri bu açıdan en uygun
zamanlardır,bu erken saatler bile kendi içinde farkeder.
İnce parekete atanlar ya gecenin bir zamanı oltaları de-
nize bırakırlar ya da sabaha karşı daha güneş doğmadan
bırakırlar güneş çıkar çıkmaz toplarlar.Aydınlığa kalırsa
bizim buralarda sülük dediğimiz canlılar toplanır yakala-
nan balığı delik deşik ederler.Bu avlanma saati benim
kendi deneylerime göre mevsime göre de değişiklik gös-
terebiliyor.Mayıs ve haziran aylarında saat1,5-2 dedi mi
balıkların hareketlendiğini ve o saatlerde lahos,orfoz gibi
balıkları çok yakaladığım olmuştur.Yinebu avlanma saat-
leri derinliğe göre de değişiyor.Lamburta sabah 8 gibi çok
saldırgan olur bir de öğleye doğru yeme istekli atlıyor.
Kapalı havalarda balık çoğu zaman istekli oluyor.Akya
sırtısı çekenler daha çok öğleden sonra verim alırlar.
Kıyı balıkçılığında erken saatler ve bir de güneş batmaya
yakın daha iyi netice alınır.Levrek ve kefal gibi balıklar
bu saatlerde yemlenmeye çıkarlar.Balıkların sunmasında
denizin sakinliğinin de rolü vardır.Çok sakin,çarşaf gibi
havalarda balık sunmaz,biraz deniz dalgalanınca yeme
sunmaya başlarlar.Ama ne olursa olsun avda erken kal-
kan kazanır.2-Avlanma alanının doğru tespit edilmesi de
sonuç için önemlidir.Balıkların yem bulabildikleri,saklana-
bildikleri,oksijenin bol olduğu yerler.Mercan,salagöz,
karagöz gibi balıklar kırmalık kayalık alanlarda bulunur.
Buralardaki yengeç yavruları,kabukluları yiyerek besle-
nirler.Buralar tecrübeyle veya radarlarla tesbit edilebilir.
Bizim burada"kadedi"dediğimiz ucunda kurşun olan kös-
tekli dip oltası ile avlanma bölgesi hakkında bayağı bilgi
toplayabiliriz.Bu nasıl olur;çıkan balıklardan,her cins ba-
lığın yaşadığı ortam bellidir.Renklerinden,bazı balıklar
(hani gibi) yaşa-dıkları ortamın rengini alırlar.Bazen olta
kayalara takılır hemen kerterizi almak lazım ve onu bir
yere not edin.Burunlar balıkların çokça bulundukları yer-
lerdir,buradaki dip akıntıları yemleri buralara getirir özel-
likle sırtı çekerken her burun bir av verebilir,dikkatli olmak
gerekir.Aniden yükselen dağların dipleri de aniden derinle-
şen yerlerdir ve buralarda da balıklar çok olur.Burunların
uzantılarında,çevrelerinde kayalık yerler vardır.3-Her ba-
lığa uygun doğru oltanın kullanılması balık avındaki verimi
artırır.Balıkçılıkta daima ince olta,küçük iğne ile daha iyi
sonuç alınır ama bunu balığın cinsine göre tesbitetmek
gerekir,küçük balıklarla büyük balıklar için gereken incelik
doğru tesbit edilmezse balığı kaçırırız.Özellikle mercan
salagöz gibi balıklarda ince misina çok önemli.Yine kefal,
levrek gibi balıklarda da avın sonucunu çok etkiler.
Bunlar misinayı ve iğneyi çabuk farkeden balıklardır.
4-Her balığın yaşadığı ortamlara uygun olarak sevdikleri
yemler vardır bu yemleri bulabilirsek balık avından iyi
bir netice ile döneriz.Kalamar,sübye,karides,ak yemler,
hertürlü balığın yiyebileceği yemlerdir.Sübye günlük
olmalıdır.Dipfrizden çıkmış kalamara her zaman balıklar
sunarlar.Bazen karidesin hafif kokmuşu iyi netice verir.
Bunların çoğu deneyerek bulunabilir.5-Hangi balık hangi
mevsimde,saatte nerede nasıl av vermişbunları unutma-
mak lazım,bir deftere bunlar not edilmeli.Sayılı fırtınalar
gibi bunlar yaşamda tekrarlanırlar.Sadece bir kaçgün,
veya hava durumu ile ilgili farklılıklar olabilir.
Balıklar günün belirli saatlerinde çıkıp avlanırlar veya
beslenirler.Sabahın erken saatleri bu açıdan en uygun
zamanlardır,bu erken saatler bile kendi içinde farkeder.
İnce parekete atanlar ya gecenin bir zamanı oltaları de-
nize bırakırlar ya da sabaha karşı daha güneş doğmadan
bırakırlar güneş çıkar çıkmaz toplarlar.Aydınlığa kalırsa
bizim buralarda sülük dediğimiz canlılar toplanır yakala-
nan balığı delik deşik ederler.Bu avlanma saati benim
kendi deneylerime göre mevsime göre de değişiklik gös-
terebiliyor.Mayıs ve haziran aylarında saat1,5-2 dedi mi
balıkların hareketlendiğini ve o saatlerde lahos,orfoz gibi
balıkları çok yakaladığım olmuştur.Yinebu avlanma saat-
leri derinliğe göre de değişiyor.Lamburta sabah 8 gibi çok
saldırgan olur bir de öğleye doğru yeme istekli atlıyor.
Kapalı havalarda balık çoğu zaman istekli oluyor.Akya
sırtısı çekenler daha çok öğleden sonra verim alırlar.
Kıyı balıkçılığında erken saatler ve bir de güneş batmaya
yakın daha iyi netice alınır.Levrek ve kefal gibi balıklar
bu saatlerde yemlenmeye çıkarlar.Balıkların sunmasında
denizin sakinliğinin de rolü vardır.Çok sakin,çarşaf gibi
havalarda balık sunmaz,biraz deniz dalgalanınca yeme
sunmaya başlarlar.Ama ne olursa olsun avda erken kal-
kan kazanır.2-Avlanma alanının doğru tespit edilmesi de
sonuç için önemlidir.Balıkların yem bulabildikleri,saklana-
bildikleri,oksijenin bol olduğu yerler.Mercan,salagöz,
karagöz gibi balıklar kırmalık kayalık alanlarda bulunur.
Buralardaki yengeç yavruları,kabukluları yiyerek besle-
nirler.Buralar tecrübeyle veya radarlarla tesbit edilebilir.
Bizim burada"kadedi"dediğimiz ucunda kurşun olan kös-
tekli dip oltası ile avlanma bölgesi hakkında bayağı bilgi
toplayabiliriz.Bu nasıl olur;çıkan balıklardan,her cins ba-
lığın yaşadığı ortam bellidir.Renklerinden,bazı balıklar
(hani gibi) yaşa-dıkları ortamın rengini alırlar.Bazen olta
kayalara takılır hemen kerterizi almak lazım ve onu bir
yere not edin.Burunlar balıkların çokça bulundukları yer-
lerdir,buradaki dip akıntıları yemleri buralara getirir özel-
likle sırtı çekerken her burun bir av verebilir,dikkatli olmak
gerekir.Aniden yükselen dağların dipleri de aniden derinle-
şen yerlerdir ve buralarda da balıklar çok olur.Burunların
uzantılarında,çevrelerinde kayalık yerler vardır.3-Her ba-
lığa uygun doğru oltanın kullanılması balık avındaki verimi
artırır.Balıkçılıkta daima ince olta,küçük iğne ile daha iyi
sonuç alınır ama bunu balığın cinsine göre tesbitetmek
gerekir,küçük balıklarla büyük balıklar için gereken incelik
doğru tesbit edilmezse balığı kaçırırız.Özellikle mercan
salagöz gibi balıklarda ince misina çok önemli.Yine kefal,
levrek gibi balıklarda da avın sonucunu çok etkiler.
Bunlar misinayı ve iğneyi çabuk farkeden balıklardır.
4-Her balığın yaşadığı ortamlara uygun olarak sevdikleri
yemler vardır bu yemleri bulabilirsek balık avından iyi
bir netice ile döneriz.Kalamar,sübye,karides,ak yemler,
hertürlü balığın yiyebileceği yemlerdir.Sübye günlük
olmalıdır.Dipfrizden çıkmış kalamara her zaman balıklar
sunarlar.Bazen karidesin hafif kokmuşu iyi netice verir.
Bunların çoğu deneyerek bulunabilir.5-Hangi balık hangi
mevsimde,saatte nerede nasıl av vermişbunları unutma-
mak lazım,bir deftere bunlar not edilmeli.Sayılı fırtınalar
gibi bunlar yaşamda tekrarlanırlar.Sadece bir kaçgün,
veya hava durumu ile ilgili farklılıklar olabilir.
Bindiği Dalı Kesmek
Datça'da balıkçılar Denize küsmüşler.Balıktan boş
gelmelerinin yanında mazot fiatlarının fazlalığı da
onları zorluyor.Bindiği dalı kesmek olayı gibi ülke
mizde bir çokalanda benzer şeyler yaşanıyor.Balık-
çılar kilometrelerce ağ atıyorlar 2-3 kg balıkla geli-
yorlar.Olta balıkçıları onlar da aynı.Gelecek yıl balık
daha da azalacak,bunu görmekiçin kahin olmaya gerek
yok. Önce açıklardan başlayalım trollerin 3 milden 1,5
mile indirilmesinin etkilerini gözlerimle ve yaşayarak
gördüm.Demir bir kapak balıkların yaşadığı ortamı
mafediyor.Gözleri küçük her boy balığı yakalıyorlar..
2-Diğer balıkçılar her mevsim ağ atabiliyorlar
(barbun ve voli ağları),onların yasaklanması yok.
Balığın üremesine ve yaşamasına imkan yok bütün
sahiller ağlarla donanıyor.Bundan da geçtik balıkçı-
ların birçoğunda artık misina ağı kullanıyor. Gözleri
küçük,misina ağa balık gündüz bile yakalanabilir.
Tutulması yasak balıklar yakalanıp alenen satılıyor.
Kayalar sinağrit ağı denen ağlarla çevriliyor.Kayalara
takılan ağlar balıkların yaşama alanını yokediyor. Bütün
bunlar daha çok kazanç için, gelecek nesillere bir şey
kalmıyor.Gırgır ağlarına yasak geldiğinde , iş işten geçmiş
oluyor,çünkü buraları sıcak denizler olduğu için yumurtalı
balıklar dayakalanmış oluyor.Maalesef bir çok alanda ol-
duğu gibi denizlerde de sadece bugünü düşünenler çok.
gelmelerinin yanında mazot fiatlarının fazlalığı da
onları zorluyor.Bindiği dalı kesmek olayı gibi ülke
mizde bir çokalanda benzer şeyler yaşanıyor.Balık-
çılar kilometrelerce ağ atıyorlar 2-3 kg balıkla geli-
yorlar.Olta balıkçıları onlar da aynı.Gelecek yıl balık
daha da azalacak,bunu görmekiçin kahin olmaya gerek
yok. Önce açıklardan başlayalım trollerin 3 milden 1,5
mile indirilmesinin etkilerini gözlerimle ve yaşayarak
gördüm.Demir bir kapak balıkların yaşadığı ortamı
mafediyor.Gözleri küçük her boy balığı yakalıyorlar..
2-Diğer balıkçılar her mevsim ağ atabiliyorlar
(barbun ve voli ağları),onların yasaklanması yok.
Balığın üremesine ve yaşamasına imkan yok bütün
sahiller ağlarla donanıyor.Bundan da geçtik balıkçı-
ların birçoğunda artık misina ağı kullanıyor. Gözleri
küçük,misina ağa balık gündüz bile yakalanabilir.
Tutulması yasak balıklar yakalanıp alenen satılıyor.
Kayalar sinağrit ağı denen ağlarla çevriliyor.Kayalara
takılan ağlar balıkların yaşama alanını yokediyor. Bütün
bunlar daha çok kazanç için, gelecek nesillere bir şey
kalmıyor.Gırgır ağlarına yasak geldiğinde , iş işten geçmiş
oluyor,çünkü buraları sıcak denizler olduğu için yumurtalı
balıklar dayakalanmış oluyor.Maalesef bir çok alanda ol-
duğu gibi denizlerde de sadece bugünü düşünenler çok.
15 Ocak 2009 Perşembe
Zargana avı
Balığın özelliklerinden bahsetmeyeceğim her amatör ve profes-
yonel balık avcısının tanıdığı bir balık.Kıyıdan amatörce avlan-
dığım yıllarda ilgimi çekerdi,daha sonraki yıllarda akya avında
yem olarak kullanıyordum,İpek sürütmesi ile bir kaç tane ya-
kalar balık avına öyle giderdim.İki kulaç uzunluğunda bedenin
ucuna turuncu renkteki ipek(balık malzemesi satanlarda
oluyor.) bağlanarak 15-20kulaç denize bırakılır,bedenle oltanın
birleştiği yerdeki fırdöndünün üst tarafına küçük bir kıstırma
takarsanız daha iyi olur.Ağır yolla giderken ipeğe atlayan balık
ipeğin dişlerine dolanması sonucu yakalanır.Amatörler iskele
gibi yerlerden avlanırlar,şamandıralı ve yemli bir olta kullanılır.
Şamandıradan sonra 40-50 cm boyunda bir bedenin ucundaki
iğnelere takılan sülük yem uzağa atılıp beklenilir(makaralı olta
ile daha iyi sonuç alınır).Şamandıra batınca çekilir ve yakalan-
ması sağlanır.İki iğne olayına gelince;yemin uzunluğu göz önüne
alınarak ilk iğneden sonra 3-4 cm sonra 2.bir iğne bağlanır,ilk
oltaya yakın ilk iğne yemin oltaya bakan ucuna(yemi tutar)2.
iğne yemin altlarına doğru geçirilir.Bunun avantajı balık yemi
ağzına alır almaz yakalanır,yutması falan gerekmez,kendim
denedim diğerleri yakalayacağım diye uğraşırken sen atıp
çekiyorsun,yeterki zargana olsun.Zargana kendi etine daha
bir iştahla atlar..Denediğim diğer bir yöntem aterina balığı
şeklinde döktüğüm kurşundan yapma balığın kuyruk tarafın-
da üçlü iğne oluyor.Sabit iğne,dökerken yerleştiriyorsun.
Atabildiğin kadar uzağa atıp kızla çekiyorsunuz,nasıl balık
yakaladığınıza şaşarsınız.Bu çeşit kurşundan yapılan yemlerde
mazgallama diye birşey var.Özel torbadaki civa ile balığı parla-
tıyorsunuz,çok faydası oluyor.Zarganalar göründüğünde balık-
çılarda bir heyacan olur,onun peşi sıra bir çok büyük balık da
kıyılara yaklaşırlar.Akya,lamburta gibi.
yonel balık avcısının tanıdığı bir balık.Kıyıdan amatörce avlan-
dığım yıllarda ilgimi çekerdi,daha sonraki yıllarda akya avında
yem olarak kullanıyordum,İpek sürütmesi ile bir kaç tane ya-
kalar balık avına öyle giderdim.İki kulaç uzunluğunda bedenin
ucuna turuncu renkteki ipek(balık malzemesi satanlarda
oluyor.) bağlanarak 15-20kulaç denize bırakılır,bedenle oltanın
birleştiği yerdeki fırdöndünün üst tarafına küçük bir kıstırma
takarsanız daha iyi olur.Ağır yolla giderken ipeğe atlayan balık
ipeğin dişlerine dolanması sonucu yakalanır.Amatörler iskele
gibi yerlerden avlanırlar,şamandıralı ve yemli bir olta kullanılır.
Şamandıradan sonra 40-50 cm boyunda bir bedenin ucundaki
iğnelere takılan sülük yem uzağa atılıp beklenilir(makaralı olta
ile daha iyi sonuç alınır).Şamandıra batınca çekilir ve yakalan-
ması sağlanır.İki iğne olayına gelince;yemin uzunluğu göz önüne
alınarak ilk iğneden sonra 3-4 cm sonra 2.bir iğne bağlanır,ilk
oltaya yakın ilk iğne yemin oltaya bakan ucuna(yemi tutar)2.
iğne yemin altlarına doğru geçirilir.Bunun avantajı balık yemi
ağzına alır almaz yakalanır,yutması falan gerekmez,kendim
denedim diğerleri yakalayacağım diye uğraşırken sen atıp
çekiyorsun,yeterki zargana olsun.Zargana kendi etine daha
bir iştahla atlar..Denediğim diğer bir yöntem aterina balığı
şeklinde döktüğüm kurşundan yapma balığın kuyruk tarafın-
da üçlü iğne oluyor.Sabit iğne,dökerken yerleştiriyorsun.
Atabildiğin kadar uzağa atıp kızla çekiyorsunuz,nasıl balık
yakaladığınıza şaşarsınız.Bu çeşit kurşundan yapılan yemlerde
mazgallama diye birşey var.Özel torbadaki civa ile balığı parla-
tıyorsunuz,çok faydası oluyor.Zarganalar göründüğünde balık-
çılarda bir heyacan olur,onun peşi sıra bir çok büyük balık da
kıyılara yaklaşırlar.Akya,lamburta gibi.
Balık avlama yöntemleri
Benim burada vereceğim avlanma yöntemleri daha çok
benim çevremde gördüğüm veya kullandığım yöntemlerdir.
AKYA Sırtı ile, canlı yem kullanılarak avlanılır,bunlar sübye
ya da zarganadır.Sübye her mevsim bulunabilir ama zarga-
nanın mevsimi vardır.Zaten büyük balıklar da bu zarganaları
kovalarken kıyılara sokulurlar.Ölü sübyeye de sunuyorlar.
Yapay yem, çift kaşık,sübye(yapay)Uzatma dediğimiz olta
ile canlı sübye ,Bırakma ile canlı sübye,zargana kullanılır.
Hani(burada hannos) yakalamak için kullandığımız oltalara
" kadedi" deniyor Datça da olta ile avcılığı yapılan nadir balık-
lardan.Şimdi onlar da bayağı seyrekleşti.Üç veya dört köstek
kullanırız,kurşun biraz ağırca olur.Buralarda avlandığımız sular
60 m den başlar.Oltanın dibe çabuk inmesi ve uçurtma olma-
ması için.Hava sakinse kurşun küçültülebilir.Arada bir çekerse-
niz yakalandığını görürsünüz.Yem olarak en çok kendi etini
sever,küçük çağonozlar,midye,ak yem her yeme sunar.Yeter
ki sunmaya istekli olsun.
KARAGÖZ Buralarda oltayla avcılığı pek yapılmaz.Amatörler
arada sırada kıyılardan yakalarlar.Çift köstekli olta kullanıyor-
lar.Yem midye,karides,sulina en sevdikleridir.Balıkçılar ince
parekete dediğimiz takımlarla yakalıyorlar.Güneş doğmadan
pareketeleri atıp, güneş doğar doğmaz toplamak gerekir.
KEFAL kıyı balıkçılığında anlatmıştım,geçiyorum.
LAHOs u ben uzatma dediğim olta ile çok yakaladım.Bizim
bildiğimiz buralarda kum lahosu(Lagos diye de geçer) ve kaya
lahosu diye iki çeşidi var.Kum lahosu lokantalarca daha tutulu-
yor.Dip sırtısı ile yakalayanları gördüm.Suların ısınması ile bir-
likte yumurtlamak için kıyılara yaklaşıyorlar.Bırakma olta ile
de yakalanır.Yem:canlı ve ölü sübye,kupes,kalamar.Kadedi
dediğimiz köstekli dip takımının biraz kalını ile de lahos yaka-
lanabilir.Sırtıda kaşık,yapay kalamar,rapala dediğimiz yapay
balıklar kullanılır.Kalın parakete ile(ana misina 80likveya 90
lık,köstekler 70 veya 80 lik) yem sardalya,tirsi bazen kalamar,
sübye de olabilir.Ama en verimli yem sardalya,zamanında
izmaritle de yakaladık.
LEVREK tuttuğum levreği anlatırken bilgi vermiştim.
MERCAN Datça ya ilk geldiğim yıllarda çok mercan yakala-
dım.Daha sonra trol ve diğer balıkçı tekneleri artınca hiç kalma-
dı.Son yıllarda biraz göründü şimdi yine yok.Biz mercanı 3 veya
4 köstekli kadedi dediğimiz dip oltalarıyla yakalarız.Bazı balıklar-
da misina kalınlığı ve olta büyüklüğü çok önemlidir,mercan da
bu balıklardan.Daima ince bir takım kullanırdım yalnız çekerken
dikkat etmeli,sık sık kafa vurur.Mercan da yem de çok önemli
taze kalamar veya sübye.Ama benim en favori yemim buralarda
Teke denilen çalı karidesidir.Özel çolgularla kıyılardan veya su
birikintilerinden tutardık.Olta avcılığında hiç bir balık buna daya-
namaz.Ne yazık ki şimdi tekelerde yok oldu balıklar gibi.Mercan
şimdilerde derin sularda ince parakete ile yakalanıyor.Yem
akyem,sulina,karides.Ben kalamar kullanırdım.
ORFOZ yakalanış özellikleri lahos da olduğu gibidir.Tekfarkı
daha önce de yazdım kayalara girerse çıkarmak çokz ordur.
O zaman" gulindir "dediğimiz çember şeklinde ağır yuvarlak
demirden sıcak demircilere yaptırılan bir alet kullanıyoruz,
çapı 20 cm ile 30 cm arasında.Bir tarafında misinanın geçmesi
için bir yarık vardır takılan misina içeri alındıktan sonra çıkma-
ması için bu yarık hortum gibi bir şeyle kapatılır.Gulindirin ken-
disine bağlı bir kalın misina veya ip vardır.Balığın ucunda olduğu
misina gulindirin içine alındıktan sonra gergin tutularak bu misi-
naya en dik olunacak vaziyet alınarak gulindirin ipi salınır.
Gulindir ağır olduğu için kısa bir zamanda balığa ulaşır.
Bazen kafasına çarpar balık ürkerek kendini salar,bazen dolaşan
misinaları kurtarır.Ama ben onca denemeden bir kaçında başarılı
oldum.Dalgalı ve rüzgarlı havalarda zor oluyor.Orfoz sırtı ile de
çok yakalanır.Çünkü akya sırtısı çekerken kıyılarda orfoz ve
sinağrite de denk gelebilirsiniz.Sadece orfoz için sırtı çekenleri
de gördüm o zaman yem yapay balık oluyor.Rapalanın başı
kırmızı yanları beyaz yapay yemi ile arkadaşlar çok yakaladı.
Orfoz lahosta kullanılan parekete takımıyla da çok yalkalanır.
PALAMUT yakaladığım palamutları anlatırken bilgi vermiştim.
Palamutların çok olduğu zamanlarda çapari ve kadedi ile de
yakaladım.Ama bizim buralarda daha çok sırtı ile yakalanıyor.
Sırtıda kaz veya martı tüyü bazen kırmızı horozun kuyruk
tüyleri,yapma balıklar bu balıkları seçerken içi bilyalı olanları
seçin çok farkediyor.Burda aklıma geldi;kadedi dediğimiz kös-
tekli dip oltasıyla avlanırken ben kösteklerden sonra 4,5 tane
kaz tüylü köstek kullanırdım,oltayı çekerken oralarda kolyoz,
palamut falan olursa sunar.
ZARGANA bizim denizlerimizde zarganalar daha çokAğustos
ayıyla birlikte kıyılara yaklaşıyor.Bu konuda ayrıca bilgi
vereceğim.
Patatesli Balık
Patatesleri
benim çevremde gördüğüm veya kullandığım yöntemlerdir.
AKYA Sırtı ile, canlı yem kullanılarak avlanılır,bunlar sübye
ya da zarganadır.Sübye her mevsim bulunabilir ama zarga-
nanın mevsimi vardır.Zaten büyük balıklar da bu zarganaları
kovalarken kıyılara sokulurlar.Ölü sübyeye de sunuyorlar.
Yapay yem, çift kaşık,sübye(yapay)Uzatma dediğimiz olta
ile canlı sübye ,Bırakma ile canlı sübye,zargana kullanılır.
Hani(burada hannos) yakalamak için kullandığımız oltalara
" kadedi" deniyor Datça da olta ile avcılığı yapılan nadir balık-
lardan.Şimdi onlar da bayağı seyrekleşti.Üç veya dört köstek
kullanırız,kurşun biraz ağırca olur.Buralarda avlandığımız sular
60 m den başlar.Oltanın dibe çabuk inmesi ve uçurtma olma-
ması için.Hava sakinse kurşun küçültülebilir.Arada bir çekerse-
niz yakalandığını görürsünüz.Yem olarak en çok kendi etini
sever,küçük çağonozlar,midye,ak yem her yeme sunar.Yeter
ki sunmaya istekli olsun.
KARAGÖZ Buralarda oltayla avcılığı pek yapılmaz.Amatörler
arada sırada kıyılardan yakalarlar.Çift köstekli olta kullanıyor-
lar.Yem midye,karides,sulina en sevdikleridir.Balıkçılar ince
parekete dediğimiz takımlarla yakalıyorlar.Güneş doğmadan
pareketeleri atıp, güneş doğar doğmaz toplamak gerekir.
KEFAL kıyı balıkçılığında anlatmıştım,geçiyorum.
LAHOs u ben uzatma dediğim olta ile çok yakaladım.Bizim
bildiğimiz buralarda kum lahosu(Lagos diye de geçer) ve kaya
lahosu diye iki çeşidi var.Kum lahosu lokantalarca daha tutulu-
yor.Dip sırtısı ile yakalayanları gördüm.Suların ısınması ile bir-
likte yumurtlamak için kıyılara yaklaşıyorlar.Bırakma olta ile
de yakalanır.Yem:canlı ve ölü sübye,kupes,kalamar.Kadedi
dediğimiz köstekli dip takımının biraz kalını ile de lahos yaka-
lanabilir.Sırtıda kaşık,yapay kalamar,rapala dediğimiz yapay
balıklar kullanılır.Kalın parakete ile(ana misina 80likveya 90
lık,köstekler 70 veya 80 lik) yem sardalya,tirsi bazen kalamar,
sübye de olabilir.Ama en verimli yem sardalya,zamanında
izmaritle de yakaladık.
LEVREK tuttuğum levreği anlatırken bilgi vermiştim.
MERCAN Datça ya ilk geldiğim yıllarda çok mercan yakala-
dım.Daha sonra trol ve diğer balıkçı tekneleri artınca hiç kalma-
dı.Son yıllarda biraz göründü şimdi yine yok.Biz mercanı 3 veya
4 köstekli kadedi dediğimiz dip oltalarıyla yakalarız.Bazı balıklar-
da misina kalınlığı ve olta büyüklüğü çok önemlidir,mercan da
bu balıklardan.Daima ince bir takım kullanırdım yalnız çekerken
dikkat etmeli,sık sık kafa vurur.Mercan da yem de çok önemli
taze kalamar veya sübye.Ama benim en favori yemim buralarda
Teke denilen çalı karidesidir.Özel çolgularla kıyılardan veya su
birikintilerinden tutardık.Olta avcılığında hiç bir balık buna daya-
namaz.Ne yazık ki şimdi tekelerde yok oldu balıklar gibi.Mercan
şimdilerde derin sularda ince parakete ile yakalanıyor.Yem
akyem,sulina,karides.Ben kalamar kullanırdım.
ORFOZ yakalanış özellikleri lahos da olduğu gibidir.Tekfarkı
daha önce de yazdım kayalara girerse çıkarmak çokz ordur.
O zaman" gulindir "dediğimiz çember şeklinde ağır yuvarlak
demirden sıcak demircilere yaptırılan bir alet kullanıyoruz,
çapı 20 cm ile 30 cm arasında.Bir tarafında misinanın geçmesi
için bir yarık vardır takılan misina içeri alındıktan sonra çıkma-
ması için bu yarık hortum gibi bir şeyle kapatılır.Gulindirin ken-
disine bağlı bir kalın misina veya ip vardır.Balığın ucunda olduğu
misina gulindirin içine alındıktan sonra gergin tutularak bu misi-
naya en dik olunacak vaziyet alınarak gulindirin ipi salınır.
Gulindir ağır olduğu için kısa bir zamanda balığa ulaşır.
Bazen kafasına çarpar balık ürkerek kendini salar,bazen dolaşan
misinaları kurtarır.Ama ben onca denemeden bir kaçında başarılı
oldum.Dalgalı ve rüzgarlı havalarda zor oluyor.Orfoz sırtı ile de
çok yakalanır.Çünkü akya sırtısı çekerken kıyılarda orfoz ve
sinağrite de denk gelebilirsiniz.Sadece orfoz için sırtı çekenleri
de gördüm o zaman yem yapay balık oluyor.Rapalanın başı
kırmızı yanları beyaz yapay yemi ile arkadaşlar çok yakaladı.
Orfoz lahosta kullanılan parekete takımıyla da çok yalkalanır.
PALAMUT yakaladığım palamutları anlatırken bilgi vermiştim.
Palamutların çok olduğu zamanlarda çapari ve kadedi ile de
yakaladım.Ama bizim buralarda daha çok sırtı ile yakalanıyor.
Sırtıda kaz veya martı tüyü bazen kırmızı horozun kuyruk
tüyleri,yapma balıklar bu balıkları seçerken içi bilyalı olanları
seçin çok farkediyor.Burda aklıma geldi;kadedi dediğimiz kös-
tekli dip oltasıyla avlanırken ben kösteklerden sonra 4,5 tane
kaz tüylü köstek kullanırdım,oltayı çekerken oralarda kolyoz,
palamut falan olursa sunar.
ZARGANA bizim denizlerimizde zarganalar daha çokAğustos
ayıyla birlikte kıyılara yaklaşıyor.Bu konuda ayrıca bilgi
vereceğim.
Patatesli Balık
Patatesleri
14 Ocak 2009 Çarşamba
Balık Avında Yemin Önemi
Balık avında kullanılan yem avın başarılı olması açısından
büyük önem taşır.Amatör olsun,profesyonel olsun herkes
bunu bilir ama her zaman uygulayamaz.Bazen bilgisi yeter-
siz kalır,bazen yem bulma imkanları olmaz.Benim ağlarım
yokken canlı sübye bulcaz diye balıkçıları beklerdik.Bayağı
para ödediğimiz de oldu.Denize gidenler boş döndüklerinde
söyledikleri şey genelde deniz kurudu olur.Evet eskisi gibi
balık yok,ama birtakım becerilerini ,yaratıcılığını kullanıp
yakalamaya devam etmen gerekir.Bazen de balık olduğu
halde bu yem ve olta konusundaki bilgisizliklerden boş dö-
nerler. Yem balığı çekerse avın başarısız olma şansı çok
azdır.Pekçok balık akyem dediğimiz beyaz,parlak yemlere
ilgiduyar.Suda yansıyarak balıkların ilgisini çekerler,görün-
meleri kolay olur,lezzetleri de balık için çekicidir.Diğer bir
husus yemin tazeliğidir ki bu hepsinden önemlidir.Bir usta
olta balıkçısı tanıdığım "balık gibi düşünceksin"derdi.Kendi-
ni balığın yerine koycaksın azcık.Benim kullandığım akyem
kalamardı,tabii o zamanlar kendimiz yakaladığımız için do-
labımızda bolca bulunurdu.Yoksa almaya kalksan bayağı
pahalı.Ama bazen öyle olurduki balıklar ona bile sunmazlar-
dı.Sülüne,karides,midye içi gibi yemlere hiçbir zaman hayır
demezler.Kalamar olmadığında sübye kullanabilirsiniz .
Nisan ayları sübyelerin yumurtlama ayları ve bazı eski balık-
çıların dediğine göre bu aylarda tatları kötü olduğundan ba-
lıklar nazlı olurlarmış.Hakikaten birçok sübye ile avlandığı-
mız olur boş gelirdik.Bu işler tecrübe,bilgi,yetenek işleri.
Kendi yemini kendin bulursun.İyi balık yakalayan birbalık-
çı için duyduğum,bu aylarda paraketede sübyeyi yem
olarak kullanmadan önce kumun içinde ovalarmış,yemin
o yumurtlama dönemine özgü tadı gitsin diye.Yine bu pare-
ketelerde deniz hıyarı denen bir canlıyı da yem kullanırlardı.
Bir ara koruma altında diye duydum,nesli tükeniyor.Taze
sardalya,tirsi de ilgi çeken akyemlerdir.İzmarit,Aternos,
zargana, da diğer akyemlerdir.Karidesleri yem olarak kulla-
nacaksanız kafalarını koparıp hafif tuzlandıktan sonra küçük
naylon torbalarda buzdolabında muhafaza edebilirsiniz.Bir
de bizim buralarda Teke dediğimiz çalı karidesleri vardır.
Olta avcılığında bunun yerini tutan yem bilmem,eskiden
çolgularla deniz kenarlarından, durgun sulardan yakalardık.
Şimdilerde nesli tükendi sanki.Buzdolabında saklamaya gel-
mez kullanacağın kadar yakalamalı.Kefal avında genellikle
hamur,ekmek kullanılır.Bunun için de yemleme önemlidir.
Kayıkların arkasından kefal yakalayan birisini gördüm hiç
boş yok her gidişinde yakalıyor.Dikkat ettim yanında bir
naylon kova ,yarısına kadar ekmek içi ve balık çiftliklerin-
de kullanılan yemi karıştırıp hazırlamış devamlı bulundu-
ğu yere atıyor aradan da kendi oltasına takılanlar oluyor.
14 Ocak 2009 Çarşamba
büyük önem taşır.Amatör olsun,profesyonel olsun herkes
bunu bilir ama her zaman uygulayamaz.Bazen bilgisi yeter-
siz kalır,bazen yem bulma imkanları olmaz.Benim ağlarım
yokken canlı sübye bulcaz diye balıkçıları beklerdik.Bayağı
para ödediğimiz de oldu.Denize gidenler boş döndüklerinde
söyledikleri şey genelde deniz kurudu olur.Evet eskisi gibi
balık yok,ama birtakım becerilerini ,yaratıcılığını kullanıp
yakalamaya devam etmen gerekir.Bazen de balık olduğu
halde bu yem ve olta konusundaki bilgisizliklerden boş dö-
nerler. Yem balığı çekerse avın başarısız olma şansı çok
azdır.Pekçok balık akyem dediğimiz beyaz,parlak yemlere
ilgiduyar.Suda yansıyarak balıkların ilgisini çekerler,görün-
meleri kolay olur,lezzetleri de balık için çekicidir.Diğer bir
husus yemin tazeliğidir ki bu hepsinden önemlidir.Bir usta
olta balıkçısı tanıdığım "balık gibi düşünceksin"derdi.Kendi-
ni balığın yerine koycaksın azcık.Benim kullandığım akyem
kalamardı,tabii o zamanlar kendimiz yakaladığımız için do-
labımızda bolca bulunurdu.Yoksa almaya kalksan bayağı
pahalı.Ama bazen öyle olurduki balıklar ona bile sunmazlar-
dı.Sülüne,karides,midye içi gibi yemlere hiçbir zaman hayır
demezler.Kalamar olmadığında sübye kullanabilirsiniz .
Nisan ayları sübyelerin yumurtlama ayları ve bazı eski balık-
çıların dediğine göre bu aylarda tatları kötü olduğundan ba-
lıklar nazlı olurlarmış.Hakikaten birçok sübye ile avlandığı-
mız olur boş gelirdik.Bu işler tecrübe,bilgi,yetenek işleri.
Kendi yemini kendin bulursun.İyi balık yakalayan birbalık-
çı için duyduğum,bu aylarda paraketede sübyeyi yem
olarak kullanmadan önce kumun içinde ovalarmış,yemin
o yumurtlama dönemine özgü tadı gitsin diye.Yine bu pare-
ketelerde deniz hıyarı denen bir canlıyı da yem kullanırlardı.
Bir ara koruma altında diye duydum,nesli tükeniyor.Taze
sardalya,tirsi de ilgi çeken akyemlerdir.İzmarit,Aternos,
zargana, da diğer akyemlerdir.Karidesleri yem olarak kulla-
nacaksanız kafalarını koparıp hafif tuzlandıktan sonra küçük
naylon torbalarda buzdolabında muhafaza edebilirsiniz.Bir
de bizim buralarda Teke dediğimiz çalı karidesleri vardır.
Olta avcılığında bunun yerini tutan yem bilmem,eskiden
çolgularla deniz kenarlarından, durgun sulardan yakalardık.
Şimdilerde nesli tükendi sanki.Buzdolabında saklamaya gel-
mez kullanacağın kadar yakalamalı.Kefal avında genellikle
hamur,ekmek kullanılır.Bunun için de yemleme önemlidir.
Kayıkların arkasından kefal yakalayan birisini gördüm hiç
boş yok her gidişinde yakalıyor.Dikkat ettim yanında bir
naylon kova ,yarısına kadar ekmek içi ve balık çiftliklerin-
de kullanılan yemi karıştırıp hazırlamış devamlı bulundu-
ğu yere atıyor aradan da kendi oltasına takılanlar oluyor.
14 Ocak 2009 Çarşamba
Balıkçının emeği
yakaladığı zaman yüzü değişir,bütün yorgunluklar unutu-
lur,bunda işin maddi tarafının yanında "bir şey yakalaya-
madın mı "sorusu balıkçıya zor gelir.Alttaki fotoğrafta
Karaköy'lü balıkçı Celal sırtı ile yakaladığı orfozla,yukarı-
da Datça Limanından balıkçı Sedat parekete ile yakaladığı
mercanlarla görülüyor.
Yakalandıklarında balıkların davranışı
Oltaya takıldıkları anda her balığın kendine özgü bir tep-
kisi vardır.Bunlar bilindiği ve soğukkanlı davranıldığı tak-
dirde balığın kaçması çok az bir olasılıktır.Ama bazen ne
kadar dikkatli olursanız olun oltaya yakalanan balığın eli-
nizden kaçıp gidişini üzülerek yaşarsınız.Dip balıklarının
ve orta su balıklarının oltaya yakalandıkları anda tepkile-
ri farklıdır.Lahos orfoz diplerde,çoğunlukla kayalık,mağa-
ralık ve batıklar civarında yaşarlar.Sadece beyaz lahos
dediğimiz lahos kumlarda yaşar.Bu balıklar yakalandığı
anda hızlıca çekilmeli veya tekneye yol verilerek bulun-
duğu mahalden uzaklaştırılmalıdır.Özellikle orfoz yuvası-
nın çok yakınlarında gezinir,yakalandığı anda oraya kaç-
mak ister ulaşırsa onu ordan çıkarmak mucizelere kal-
mış bir şey.Lahos onun kadar olmasa da yine de hiç
boşlukvermeden çekmek lazımdır.Oltanın kopması diye
bir şeyçok nadirdir çünkü bu balıklarda kullanılan misi-
nalar en az 70 liktir.Sinağrit de diplerde kayalık mahal-
lerde gezinir ama çekmesi en kolay ve zevkli balıktır.
Kayalara takıldığı nadir olur.Siz çekerken balık boşan-
mış gibi olur aldanmamak lazım çünkü size doğru geli-
yordur.Kayığa alırken veya olta çıkarılırken dişlerine
dikkat etmek gerekir.Akya da diplerde yemlenen bir
balıktır,kayalık yerlerde gezer.Ama orta sularda gez-
diği de çok olur.Yakalandığında büyüklüğüne göre bir
zorluk yaşarsınız.40-50 kg lıklarına çok rastlanılr.Be-
nim yakaladığım en büyük akya 20 kg geldi ama bah-
settiğim kilolarda yakalayan arkadaşlarım oldu.Akif
reis akya avının ustalarındandır zamanı gelince bah-
sedeceğim.Yakaladığımda orfoz sandım çok hızlı çek-
tim,yaklaşınca kayalara,derinlere doğru hamle yaptı,
kontrollü olarak arada bir kalama verdim misina kop-
masın veya zorlanıp da iğne ağzından çıkmasın diye.
Kaç kiloluk olursa olsun akya yakalandığın da derine
dalar,kayalık yerlere gitmeye çalışır,başarırsa misi-
naları kayalara dolayarak koparıp gider.Bu balıkları
kayığa alırken kakıç kullanırsanız iyi olur.Akya gibi
büyük balıklarda misinayı çekerken dikkatli istifle-
mek gerekir,bir yerimiz misinaya takılırsa tehlikeli
olabilir.Akya kayığı gördüğü anda hareketleri sertle-
şen bir balıktır.Turna balıkları fazla zorlamaz,çabuk
yorulur.Ağzındaki dişler çok keskindir.İçeriye alır-
ken veya olta çıkarılırken dikkat etmeli.Torik pala-
mut,önce derine kaçmaya çalışır sonra size doğruyü-
zer.Boşluk vermeden,asıldığında kontrollü bir kala-
ma vererek çekmek lazım.Kayığa alırken çolgu kul-
lanırsanız iyi olur.Müren mığrı,olta ile avlanılırken
zaman zaman oltanıza takılırlar ve pek hoşunuza
gitmez.Özellikle müren balığının dişleri çok keskin-
dir,dikkatli olmalı,uzaktan misina kesilerek kurtul-
makta fayda var.Isırırsa en geç iyileşen yaralar bu
ısırıklardadır.Ağzında çokça zararlı bakteri barındı-
rır.Kendini misinaya dolayarak düğümler,misinayı
kesmekten başka çareniz kalmaz.Levrek balığını
ben çok yakaladım,hem de ince misinayla.Fazla
zorluk çıkarmıyorlar arada bir zorladıkları oluyor
o anda serbest bırakmadan biraz kalama vermek
lazım.Boşluk verirseniz kulağının arkası jilet gibidir
keser.Kayığa alıken veya oltayı çıkarırken çok dik-
kat etmeli elizi kestirirsiniz.Mercan yakalandığında
hemen çekilebilirler.Avcılığı çok zevklidir.Küt küt
vurarak gelirler o anda biraz duraksamak oltanın
kopmasını önler.Lambuka(bizim buralarda
lamburta) çokça yakaladığımbalıklardan.Gelirken
hiç boşluk vermeden çekmek lazım.O havalara
zıplar,sağa sola gider farketmez misina sağlamsa
hızla çrkip kayığa alınır.Lamburta avında balığı
kayığa aldığınızda hemen başından, tutup oltayı
çıkarıp çolgu gibi veya derince naylon bir varile
atıp üzerini kapatmak gerekir,Kayığa girdikten
sonra iyice delirir,etrafı üstünüzü pisletir.3-4
kiloluklarında daha değişik bir strateji izlerdim
ve kaçırdığım çok nadir olurdu.Balık oltayı aldı-
ğında asılır götürür bırakırım gitsin diye biraz
gittikten sonra asılarak oltayı ağzına taktırırım.
Sonra diğer bir oltayı atarak aynı işlemi yapar
diğer yakaladığım balığı çekerim.Çok denedim
hemen çekmezseniz büyük lamburta sakinleşiyor
kuzu gibi geliyor.Öbür türlü çılgın bir şekilde gelir-
ken oltadan kurtulduğu çok oluyor.Balıkçılarda
böyle kaçırma hikayeleri çoktur.Ben oltaya takıl-
dıktan sonra çoğunlukla balığı kaçırmam,acele et-
mem oltayı ağzına iyi geçiririm,bir de bu boşluk
verme olayını iyi ayarlarım.
kisi vardır.Bunlar bilindiği ve soğukkanlı davranıldığı tak-
dirde balığın kaçması çok az bir olasılıktır.Ama bazen ne
kadar dikkatli olursanız olun oltaya yakalanan balığın eli-
nizden kaçıp gidişini üzülerek yaşarsınız.Dip balıklarının
ve orta su balıklarının oltaya yakalandıkları anda tepkile-
ri farklıdır.Lahos orfoz diplerde,çoğunlukla kayalık,mağa-
ralık ve batıklar civarında yaşarlar.Sadece beyaz lahos
dediğimiz lahos kumlarda yaşar.Bu balıklar yakalandığı
anda hızlıca çekilmeli veya tekneye yol verilerek bulun-
duğu mahalden uzaklaştırılmalıdır.Özellikle orfoz yuvası-
nın çok yakınlarında gezinir,yakalandığı anda oraya kaç-
mak ister ulaşırsa onu ordan çıkarmak mucizelere kal-
mış bir şey.Lahos onun kadar olmasa da yine de hiç
boşlukvermeden çekmek lazımdır.Oltanın kopması diye
bir şeyçok nadirdir çünkü bu balıklarda kullanılan misi-
nalar en az 70 liktir.Sinağrit de diplerde kayalık mahal-
lerde gezinir ama çekmesi en kolay ve zevkli balıktır.
Kayalara takıldığı nadir olur.Siz çekerken balık boşan-
mış gibi olur aldanmamak lazım çünkü size doğru geli-
yordur.Kayığa alırken veya olta çıkarılırken dişlerine
dikkat etmek gerekir.Akya da diplerde yemlenen bir
balıktır,kayalık yerlerde gezer.Ama orta sularda gez-
diği de çok olur.Yakalandığında büyüklüğüne göre bir
zorluk yaşarsınız.40-50 kg lıklarına çok rastlanılr.Be-
nim yakaladığım en büyük akya 20 kg geldi ama bah-
settiğim kilolarda yakalayan arkadaşlarım oldu.Akif
reis akya avının ustalarındandır zamanı gelince bah-
sedeceğim.Yakaladığımda orfoz sandım çok hızlı çek-
tim,yaklaşınca kayalara,derinlere doğru hamle yaptı,
kontrollü olarak arada bir kalama verdim misina kop-
masın veya zorlanıp da iğne ağzından çıkmasın diye.
Kaç kiloluk olursa olsun akya yakalandığın da derine
dalar,kayalık yerlere gitmeye çalışır,başarırsa misi-
naları kayalara dolayarak koparıp gider.Bu balıkları
kayığa alırken kakıç kullanırsanız iyi olur.Akya gibi
büyük balıklarda misinayı çekerken dikkatli istifle-
mek gerekir,bir yerimiz misinaya takılırsa tehlikeli
olabilir.Akya kayığı gördüğü anda hareketleri sertle-
şen bir balıktır.Turna balıkları fazla zorlamaz,çabuk
yorulur.Ağzındaki dişler çok keskindir.İçeriye alır-
ken veya olta çıkarılırken dikkat etmeli.Torik pala-
mut,önce derine kaçmaya çalışır sonra size doğruyü-
zer.Boşluk vermeden,asıldığında kontrollü bir kala-
ma vererek çekmek lazım.Kayığa alırken çolgu kul-
lanırsanız iyi olur.Müren mığrı,olta ile avlanılırken
zaman zaman oltanıza takılırlar ve pek hoşunuza
gitmez.Özellikle müren balığının dişleri çok keskin-
dir,dikkatli olmalı,uzaktan misina kesilerek kurtul-
makta fayda var.Isırırsa en geç iyileşen yaralar bu
ısırıklardadır.Ağzında çokça zararlı bakteri barındı-
rır.Kendini misinaya dolayarak düğümler,misinayı
kesmekten başka çareniz kalmaz.Levrek balığını
ben çok yakaladım,hem de ince misinayla.Fazla
zorluk çıkarmıyorlar arada bir zorladıkları oluyor
o anda serbest bırakmadan biraz kalama vermek
lazım.Boşluk verirseniz kulağının arkası jilet gibidir
keser.Kayığa alıken veya oltayı çıkarırken çok dik-
kat etmeli elizi kestirirsiniz.Mercan yakalandığında
hemen çekilebilirler.Avcılığı çok zevklidir.Küt küt
vurarak gelirler o anda biraz duraksamak oltanın
kopmasını önler.Lambuka(bizim buralarda
lamburta) çokça yakaladığımbalıklardan.Gelirken
hiç boşluk vermeden çekmek lazım.O havalara
zıplar,sağa sola gider farketmez misina sağlamsa
hızla çrkip kayığa alınır.Lamburta avında balığı
kayığa aldığınızda hemen başından, tutup oltayı
çıkarıp çolgu gibi veya derince naylon bir varile
atıp üzerini kapatmak gerekir,Kayığa girdikten
sonra iyice delirir,etrafı üstünüzü pisletir.3-4
kiloluklarında daha değişik bir strateji izlerdim
ve kaçırdığım çok nadir olurdu.Balık oltayı aldı-
ğında asılır götürür bırakırım gitsin diye biraz
gittikten sonra asılarak oltayı ağzına taktırırım.
Sonra diğer bir oltayı atarak aynı işlemi yapar
diğer yakaladığım balığı çekerim.Çok denedim
hemen çekmezseniz büyük lamburta sakinleşiyor
kuzu gibi geliyor.Öbür türlü çılgın bir şekilde gelir-
ken oltadan kurtulduğu çok oluyor.Balıkçılarda
böyle kaçırma hikayeleri çoktur.Ben oltaya takıl-
dıktan sonra çoğunlukla balığı kaçırmam,acele et-
mem oltayı ağzına iyi geçiririm,bir de bu boşluk
verme olayını iyi ayarlarım.
Balıklar Ağaca Çıktı
Datça limanında bu görüntü her zaman vardır.Yalnız biraz
erken gidip Sedat Akkaraca'nın çay evinde biraz oturacak-
sınız.Denizden gelen balıkçılar hem biraz soluklanmak hem
de bir alıcı çıkar diye bu ağaca balığı asar bir yandan demli
çaylarını yudumlarken balıkları gururla seyrederek yorgun-
luklarını atarlar.Tabii fotoğrafta balıklar az gibi görünse de
bugünkü hava durumuna göre iyi birneticedir.Ben fotoğraf
çekerken balıkçı arkadaşlar balıklar ağaca çıktı diye takıldı-
lar ben de başlığı öyle yaptım.
Domuz Balığı

Uzatma yaparken canlı yemlerimizi parçalıyorlardı.Daha
çok burunlarda rastladımÇok kalın bir derisi var,dişleri
de keskin kimi eti güzel diyor ama yiyeni görmedim.
Daha önce gördüklerim aşağıdaki resimdeki gibiydiler,
yukardaki resimde açık renkli olanı kumda yakalanmış,
aralarındaki farkı görmeniz için yanyana koydum.
Melanur avında sarmalı olta
Sert köpükten yapılmış şamandıraya bağlı 30 luk misinaya
üçlü iğneleri 2,5 cm arayla(6 iğne yeterli)bağlıyorsunuz sonra
düzgünce hazırladığınız bir ekmek parçasını dikkatlice şaman-
dıranın üzerine sarıp iğneleri doluyorsunuz.Balıkların buluna-
cağı yerlere bırakıp bekliyorsunuz yakalanır yakalanmaz tek-
nenizle gidip balığı alıyorsunuz.Bu iş için bu takımdan en az
dört beş tane yapmalısınız,iğneleri bulabildiğiniz kadar küçük
kullanmalısınız ve galvanizli olmalı.Şamandıra silindi rşeklinde
4 cm çapında falan olmalı.Son duyduğuma göre şamandıra ola-
rak ampul kullananlar varmış parlaması balığın dikkatini çeki-
yormuş.Bu takımdan bahsettiğim bir arkadaşım bu hafta sonu
denedi melanur ve karagöz yakalamışlar.Tabii bu işler tecrübe
işi deneyerek en uygun yolu bulacaksın, kayık olmadan bu av-
lanma olmaz.Uygun koy ve burunlara gidip balığın olduğu derin-
liklere oltaları bırakmak gerekiyor,yakalandığında da hızlı hare-
ket etmelisiniz.Bu takımın avantajı normal bir sarmalıya sunma-
yan balıkların bu oltaya sunması ikincisi oltayı istediğiniz sulara
gidip bırakabiliyorsunuz.
Kıyılarda balık yakalamak

.Zamanında ben de kıyılarda balık tutacağım diye çok koş-
turdum.Sonra teknelerimiz olunca gelip geçerken merakla
bakardık,bir şey yakalamışlar mı diye.Kıyı avcılığında balı-
ğın yerinin ve avlanma zamanının iyi belirlenmesi gerekir.
Ne zaman,nerde ne avlayacağız.Takımımızı ona göre yapa-
cağız ona göre yem kullanacağız.Bu konuları bilmeyen arka-
daşları görüyorum bazen öylece bekliyorlar.Amatör avcılık-
larda bir şey yakalamasan da dinlendirici bir yanıvardır.
Denize bakar hayal kurarsın,günlük sorunlarından biraz da
olsa uzaklaşırsın.Ufak tefek deolsa bir şeyler yakalarsan
daha zevk alırsın.Bir de kendi yakaladığın balıktan ailenin
de tattığını düşünün,zevkine diyecek olmaz.Bütün balıkçılık-
larda balığın yemlendiği,gezdiği alanları bulmak şansımızı
çok artırır.Yoksa boşu boşuna beklersiniz.Yeri buldunuz
diyelim avlanma saati de çok önemlidir.Hadi onu da yerine
getirdiniz balığın cinsine göre taze ve sevdiği yemi kullanma-
lısınız.Kefal gibi yüzey balıklarında balığın o bölgede olup ol-
madığını bulunduğunuz yere bir kaç ekmek parçası atarak
anlayabilirsiniz.Levrekde şişirilmiş boş bir yem atarsanız
levreğin olup olmadığını tahmin edebilirsiniz.Yeme atlama-
sa bile etrafında dolanışını görebilirsiniz.Hangi balık olursa
olsun yemleme önemlidir.20 m ye kadar derinliklerde
karagöz,çipura,levrek sinağrit,akya,gibi balıklara rastlaya-
bilirsiniz.Daha önce de dediğim gibi kayalık,kırmalık,çakıllık
yerlerde şansınız artar.Ekmek ve hamur ile kefal,sarpa,
karagöz,sokkan gibi balıkları yakalayabilirsiniz.Ekmekle avla
nırken çıplak,levrek gibi balıkları yakalayanları çok gördüm.
Bizim buralarda çoğunlukla sarmalı denen15-20 oltanın birer
santim arayla bağlandığı oltalar kullanılıyor.Benim uğurlu
sayım 14 idi,14 tane olta bağlardım.İlk iğne ve son iğne ekme-
ğin kabuğunda sağlamca bir yere batırılır.Bunu sararken balı-
ğın ekmeğe sunduğunda kolay yakalanması için dikkatli olmak
gerekir.Dışarda ekmeğin içi kalır iğneler aralarda fazla dikkat
çekmez.Bazen balık dipte gezer,ekmeğin içine bir ağırlıkkoyup
attıklarını ve bayağı balık yakaladıklarını çok gördüm.Kefal
avcılığında gençler çoğunlukla iki iğneli bir takım kullanırlar.
Uçtaki iğnenin 15 cm gerinde 15 cmlik bir kösteğe bağlı ikinci
bir olta vardır.Ekmekden küçük parçalar oltalara takılır.Burada
ustalık 1- oltayı uzağa atabilmek 2-balıksunduğu anda çekebil-
mektir.Yoksa ekmeği balıklar hemen alırlar.Balığın sunduğunu
anlamak için küçük bir köpükten şamandıra kullanılır.Şamandı-
ra suya batar batmaz çekilir.Bu usulde avcılıkbir kayık veya
bottan yapılırsa daha ,iyi netice alınır.Bu bahsettiğim ikili olta,
becerebilirseniz çok iyi netice verir.Kullanılacak misina 25lik
ile 30 luk arasında olmalıdır.25 lik misinanın görünmemesi ve
batmaması açısından iyidir ama,sağlam markalar tercih
edilmeli. Kıyı avcılığında yanınızda küçük de olsa bir çolgu
mutlaka bulun durulmalı.Yakalayamam demeyin denizden
nasıl bir balık geleceği hiçbelli olmaz.Aceminin şansı çoktur
derler.Kefal gibi balıkları yakaladığınızda hiç aceleye gelmez,
sabırlı,sakin olmak gerekir. Asıldığında boşluklar bırakarak
boşanmasını önleyebilirsiniz.Bu oltalarda kullanılan iğneler
çoğunlukla küçüktür.Zorlarsanız açılır veya balığın ağzından
çıkabilir.Olta numaraları rakamlar büyüdükçe küçülür.Büyük
balık avında biz 6-7-8 lik iğne kullanırken kefal avında 14lük
ve yukarılar tercih edilir.Karagöz gibi balıklar hem ekmekle
hem de solucan,midye türü yemlerle yakalanırlar.Karides,
akyem,denizkurdu da sevdiği yemlerdir.Dip balığı oldukları
için kurşunlu,zokalı oltalar kullanılır.Benim bu sayfalarda
bahsettiğim avlanma ege,güney ege ve kısmende Akdeniz'
dedir.İstanbul,Marmara değişik özellikler gösterir.Onun için
bu bölgelerden gelip balık avlamak isteyen arkadaşlar kısa
zamanda sıkılıp vazgeçmektedirler.Her denizin kendine özgü
özellikleri vardır.
turdum.Sonra teknelerimiz olunca gelip geçerken merakla
bakardık,bir şey yakalamışlar mı diye.Kıyı avcılığında balı-
ğın yerinin ve avlanma zamanının iyi belirlenmesi gerekir.
Ne zaman,nerde ne avlayacağız.Takımımızı ona göre yapa-
cağız ona göre yem kullanacağız.Bu konuları bilmeyen arka-
daşları görüyorum bazen öylece bekliyorlar.Amatör avcılık-
larda bir şey yakalamasan da dinlendirici bir yanıvardır.
Denize bakar hayal kurarsın,günlük sorunlarından biraz da
olsa uzaklaşırsın.Ufak tefek deolsa bir şeyler yakalarsan
daha zevk alırsın.Bir de kendi yakaladığın balıktan ailenin
de tattığını düşünün,zevkine diyecek olmaz.Bütün balıkçılık-
larda balığın yemlendiği,gezdiği alanları bulmak şansımızı
çok artırır.Yoksa boşu boşuna beklersiniz.Yeri buldunuz
diyelim avlanma saati de çok önemlidir.Hadi onu da yerine
getirdiniz balığın cinsine göre taze ve sevdiği yemi kullanma-
lısınız.Kefal gibi yüzey balıklarında balığın o bölgede olup ol-
madığını bulunduğunuz yere bir kaç ekmek parçası atarak
anlayabilirsiniz.Levrekde şişirilmiş boş bir yem atarsanız
levreğin olup olmadığını tahmin edebilirsiniz.Yeme atlama-
sa bile etrafında dolanışını görebilirsiniz.Hangi balık olursa
olsun yemleme önemlidir.20 m ye kadar derinliklerde
karagöz,çipura,levrek sinağrit,akya,gibi balıklara rastlaya-
bilirsiniz.Daha önce de dediğim gibi kayalık,kırmalık,çakıllık
yerlerde şansınız artar.Ekmek ve hamur ile kefal,sarpa,
karagöz,sokkan gibi balıkları yakalayabilirsiniz.Ekmekle avla
nırken çıplak,levrek gibi balıkları yakalayanları çok gördüm.
Bizim buralarda çoğunlukla sarmalı denen15-20 oltanın birer
santim arayla bağlandığı oltalar kullanılıyor.Benim uğurlu
sayım 14 idi,14 tane olta bağlardım.İlk iğne ve son iğne ekme-
ğin kabuğunda sağlamca bir yere batırılır.Bunu sararken balı-
ğın ekmeğe sunduğunda kolay yakalanması için dikkatli olmak
gerekir.Dışarda ekmeğin içi kalır iğneler aralarda fazla dikkat
çekmez.Bazen balık dipte gezer,ekmeğin içine bir ağırlıkkoyup
attıklarını ve bayağı balık yakaladıklarını çok gördüm.Kefal
avcılığında gençler çoğunlukla iki iğneli bir takım kullanırlar.
Uçtaki iğnenin 15 cm gerinde 15 cmlik bir kösteğe bağlı ikinci
bir olta vardır.Ekmekden küçük parçalar oltalara takılır.Burada
ustalık 1- oltayı uzağa atabilmek 2-balıksunduğu anda çekebil-
mektir.Yoksa ekmeği balıklar hemen alırlar.Balığın sunduğunu
anlamak için küçük bir köpükten şamandıra kullanılır.Şamandı-
ra suya batar batmaz çekilir.Bu usulde avcılıkbir kayık veya
bottan yapılırsa daha ,iyi netice alınır.Bu bahsettiğim ikili olta,
becerebilirseniz çok iyi netice verir.Kullanılacak misina 25lik
ile 30 luk arasında olmalıdır.25 lik misinanın görünmemesi ve
batmaması açısından iyidir ama,sağlam markalar tercih
edilmeli. Kıyı avcılığında yanınızda küçük de olsa bir çolgu
mutlaka bulun durulmalı.Yakalayamam demeyin denizden
nasıl bir balık geleceği hiçbelli olmaz.Aceminin şansı çoktur
derler.Kefal gibi balıkları yakaladığınızda hiç aceleye gelmez,
sabırlı,sakin olmak gerekir. Asıldığında boşluklar bırakarak
boşanmasını önleyebilirsiniz.Bu oltalarda kullanılan iğneler
çoğunlukla küçüktür.Zorlarsanız açılır veya balığın ağzından
çıkabilir.Olta numaraları rakamlar büyüdükçe küçülür.Büyük
balık avında biz 6-7-8 lik iğne kullanırken kefal avında 14lük
ve yukarılar tercih edilir.Karagöz gibi balıklar hem ekmekle
hem de solucan,midye türü yemlerle yakalanırlar.Karides,
akyem,denizkurdu da sevdiği yemlerdir.Dip balığı oldukları
için kurşunlu,zokalı oltalar kullanılır.Benim bu sayfalarda
bahsettiğim avlanma ege,güney ege ve kısmende Akdeniz'
dedir.İstanbul,Marmara değişik özellikler gösterir.Onun için
bu bölgelerden gelip balık avlamak isteyen arkadaşlar kısa
zamanda sıkılıp vazgeçmektedirler.Her denizin kendine özgü
özellikleri vardır.
Kalamar avında misinanın yapma balığa bağlanması
önerdiği bir şekildir.Yapma balıklarda hareket çok önemli
olduğu için bu bağlama şekli hareketi kısıtlamaması açısın-
dan önemli.Yalnız sürtünmeden dolayı misina zayıflıyor
arada yeniden bağlamakta fayda var.Bu sırtılarda kullandı-
ğım kurşunu çoğunlukla kendim dökerdim.Ortasında bırak-
tığım boşluktan kalınca bir misina geçirip her iki ucuna
fırdöndü bağlardım.Bu şekilde hazır kurşunlara güvenme-
yin fırdöndüler kırılabiliyor.Burada kurşunla yapma balık
arasını 3 kulaç gösterdim bu gezeceğiniz derinliklere bağlı
olarak değişebilir.Çok kıyılarda hiç kurşunsuz gezebilirsiniz.
Bazı hazır balıklarda bir ağırlık var o da kurşun olayını de-
ğiştirebilir benim bahsettiğim rapala cinsi yapma balıklar.
Bu şekilde bir kurşun ve bağlama şekliyle 3 m lik derinlik-
lerde geziyordum.Eğer daha sığ sulara girmem gerekirse
başka hazırladığım,daha hafif bir kurşunla avlanıyordum.
Kalamar Avında kullanılan yapma balıklar
Eskiden sadece rapala markalar vardı.Ben her çeşidini
denedim sonunda rapalalarda karar kıldım,ya onlarla
başladığımız için diğerlerinde tam bir netice alamadım.
Üstteki resimde bir rapala ile tombik dediğimiz yapma
balık görülüyor.Rapalaların önündeki eğik mikamsı çıkın-
tılar yapma balığı suda giderken sağa sola hareket ettire-
rek canlı balık etkisi yaratırlar.Sırtı çekerken bu türler
kullanılır,diğer tombik dediğimizde bu çıkıntı yoktur bun-
lar kayık hareket ettirilmeden yapılan avlanmalarda kulla-
nılır.Ya kadedi dediğimiz oltanın üst kısmına 20 cm lik bir
köstekle bağlanılır ya da altta bir kurşun ile 2-3 tanesi üst
üste bağlanarak dibe indirilir arada bir birkaç m çekip bıra-
kılır.Tombiklerle gündüz de kalamar avlanabilir.
Kalamar Avı
Kalamar avı kasımın ortalarında başlar bizim
sularda.ocak,şubat nadir olarak martta da
avladığımız oldu.Tabii her zaman avlanmaya
çıkamazsınız.Hava iki gün güzelse dört gün
bozuk olur.Kış şartları ne olacağı belli olmaz.
Bir kez kalamar avına çıktıktan sonra
hergün sabırsızlıkla o anı beklersiniz.Bunda avın
zevk vermesi kadar vücudun o oksijenli havayı
istiyor olmasından diye düşünüyorum.Hava karar-
maya başlar başlamaz kalamarlar akın akın kıyıya
doğru hareket ederler.Siz de kayığın arkasından
misinayı 15-20 kulaç salarak yalancı balıkla
sırtıyı çekmeye başlarsınız.Bundan sonrasında
tecrübe önemlidir.Kalamarın bulunacağı yerleri
en kısa zamanda tesbit etmek.Zikzaklar çizerek,
bazen kıyıya paralel ,bazen dik motor rölantide
gezer durursun.Önceleri 4 veya 5 kayık olurduk.
Sonra bu sayı her yıl katlanarak arttı.
Gece karanlığında birçok tekne ateş böcekleri
gibi dolanıyor.Dikkat isteyen bir iş ;küçük bir
dalgınlıkta tekneler çarpışabilir veya karaya falan
oturabilirsiniz.Kalamarlar ilginç canlılar,bilim
adamları daha henüz çözebilmiş değiller.Tam bir
sürüye denk gelmiş yakalıyor iken birden bakmışsın
yok olmuşlar.Ve bu sayede de nesillerini devam
ettirebiliyorlar,bunca avcıya rahmen
(büyük balıklar ve insanlar)Sonra belli bir saat
sonra tekrar bir akın olur. Bulundukları su derin-
liklerini tahmin edip onagöre kurşun ağırlığını
ayarlamak gerekiyor.Karanlık gecelerde avın sunması
kısa sürüyor kendimizce buna değişik yorumlar
yapardık.Daha eskilere; göre karanlıkta kayığın
pervanesi yakamoz yapıyor ve kalamarın ürktüğü
üzerine ama tam nedenini kimse bilmiyor.Ayın
olduğu gecelerde belirli aralıklarla sabaha kadar
yakalayabilirsiniz.Hazır sırtıların olmadığı
zamanlarda misinanın ucundaki iğneye parlak bir
balık ağzından geçirilir kürekle gezerdik,
kalamar balığa yapışınca yavaş yavaş çekerek
kayığın yanına kadar getirerek çolgu veya ucuna
üçlü iğne bağlanmış bir çubukla çeker alırdık.
Çolguyu kalamarın arkasına vurmak gerekiyor çünkü
geriye doğru hamle yapar.İzmir taraflarında avı
ve zamanı değişik olabiliyor.Oralardaki balıkçı-
lardan durdukları yerden tombik dediğimiz hazır
oltalarla avlandığını duymuştum,yazın da avlanı-
lıyor.Yakalandığı zaman kayığı hemen boşa almak
gerekiyor.Dikkatli bir biçimde çekmek gerek,
uzantılarından yakalandıkları için küçük bir
zorlamada kopar.Yaklaşınca su fışkırtırlar,
mürekkep atarlar dikkat etmezseniz yüzünüz
gözünüz berbat olur.Bazı zamanlarda sık sık
uzantıların koparak kaçırdığınız olur bunun
nedenini;kalamarın yumurtada olmasına bağlıyorlar.
Kalamar avında en hoşuma giden gecenin karanlı-
ğında doğayla bütünleşiyorsun.En küçük bir ışığı,
hareketi algılayıp ona göre tepki veriyorsun.
Soğukla,karanlıkla bazen denizle de mücadele
ediyorsun.Karanlıktahareket etme yetilerin çok
gelişiyor. Sonra güneş batmak üzereyken gökyü-
zünün aldığı renkler anlatılacak gibi değil.
Şimdiki fotoğraf makinam o zaman olacaktı.
Gönderen MUZAFFER
sularda.ocak,şubat nadir olarak martta da
avladığımız oldu.Tabii her zaman avlanmaya
çıkamazsınız.Hava iki gün güzelse dört gün
bozuk olur.Kış şartları ne olacağı belli olmaz.
Bir kez kalamar avına çıktıktan sonra
hergün sabırsızlıkla o anı beklersiniz.Bunda avın
zevk vermesi kadar vücudun o oksijenli havayı
istiyor olmasından diye düşünüyorum.Hava karar-
maya başlar başlamaz kalamarlar akın akın kıyıya
doğru hareket ederler.Siz de kayığın arkasından
misinayı 15-20 kulaç salarak yalancı balıkla
sırtıyı çekmeye başlarsınız.Bundan sonrasında
tecrübe önemlidir.Kalamarın bulunacağı yerleri
en kısa zamanda tesbit etmek.Zikzaklar çizerek,
bazen kıyıya paralel ,bazen dik motor rölantide
gezer durursun.Önceleri 4 veya 5 kayık olurduk.
Sonra bu sayı her yıl katlanarak arttı.
Gece karanlığında birçok tekne ateş böcekleri
gibi dolanıyor.Dikkat isteyen bir iş ;küçük bir
dalgınlıkta tekneler çarpışabilir veya karaya falan
oturabilirsiniz.Kalamarlar ilginç canlılar,bilim
adamları daha henüz çözebilmiş değiller.Tam bir
sürüye denk gelmiş yakalıyor iken birden bakmışsın
yok olmuşlar.Ve bu sayede de nesillerini devam
ettirebiliyorlar,bunca avcıya rahmen
(büyük balıklar ve insanlar)Sonra belli bir saat
sonra tekrar bir akın olur. Bulundukları su derin-
liklerini tahmin edip onagöre kurşun ağırlığını
ayarlamak gerekiyor.Karanlık gecelerde avın sunması
kısa sürüyor kendimizce buna değişik yorumlar
yapardık.Daha eskilere; göre karanlıkta kayığın
pervanesi yakamoz yapıyor ve kalamarın ürktüğü
üzerine ama tam nedenini kimse bilmiyor.Ayın
olduğu gecelerde belirli aralıklarla sabaha kadar
yakalayabilirsiniz.Hazır sırtıların olmadığı
zamanlarda misinanın ucundaki iğneye parlak bir
balık ağzından geçirilir kürekle gezerdik,
kalamar balığa yapışınca yavaş yavaş çekerek
kayığın yanına kadar getirerek çolgu veya ucuna
üçlü iğne bağlanmış bir çubukla çeker alırdık.
Çolguyu kalamarın arkasına vurmak gerekiyor çünkü
geriye doğru hamle yapar.İzmir taraflarında avı
ve zamanı değişik olabiliyor.Oralardaki balıkçı-
lardan durdukları yerden tombik dediğimiz hazır
oltalarla avlandığını duymuştum,yazın da avlanı-
lıyor.Yakalandığı zaman kayığı hemen boşa almak
gerekiyor.Dikkatli bir biçimde çekmek gerek,
uzantılarından yakalandıkları için küçük bir
zorlamada kopar.Yaklaşınca su fışkırtırlar,
mürekkep atarlar dikkat etmezseniz yüzünüz
gözünüz berbat olur.Bazı zamanlarda sık sık
uzantıların koparak kaçırdığınız olur bunun
nedenini;kalamarın yumurtada olmasına bağlıyorlar.
Kalamar avında en hoşuma giden gecenin karanlı-
ğında doğayla bütünleşiyorsun.En küçük bir ışığı,
hareketi algılayıp ona göre tepki veriyorsun.
Soğukla,karanlıkla bazen denizle de mücadele
ediyorsun.Karanlıktahareket etme yetilerin çok
gelişiyor. Sonra güneş batmak üzereyken gökyü-
zünün aldığı renkler anlatılacak gibi değil.
Şimdiki fotoğraf makinam o zaman olacaktı.
Gönderen MUZAFFER
13 Ocak 2009 Salı
İsmet Kaptan

balıkçı.Aynı yaştaki balıkçıların çoğu artık denize gitmi-
yor o hala var gücüyle çocuklarına yardım ediyor,saba-
hın dördünde pareketesini atıyor,gelince de dinlenmek
yok paraketeler elden geçiyor,kopanlar yerine konuyor,
yaralı misinalar ayıklanıyor.Onun uzmanlık alanı ince
parakete,salagöz,karagöz,fangri gibi balıkları yakalıyorlar.
Parakete atmadıkları zaman ağlar tamir ediliyor,çalışmaz-
san ,uğraşmazsan bu işten ekmek yiyemezsin.
Dip sırtısı(orfoz-sinağrit-akya)
Bu sırtı ile Orfoz,Lahos,Akya,Sinağrit gibi balıkları yakala-
yabilirsiniz. 0.90 lık100 kulaç misina mantara sarılırucuna
4cm lik bir sağlam fırdöndü bağlanır.Bundan sonra 0.70 lik
misinadan 3 er cm lik fırdöndülere bağlı birer kulaçlık misi-
nanın ortasına 70 grlık kurşunlar konularak,altı-yedi kez
tekrarlanır.Bu sayı derinliğe bağlı olarak artırılabilinir.Yine
fırdöndü bağlanarak 7-7,5 kulaç uzunluğunda ek beden
eklenir.Bu takımla 15-20 mlik dibikayalık kıyılarda 1-1,5
mil hızla gidilir.Kayık hareket edince yemden başlayarak
25-30 kulaç denize bırakılır,takılma olursa belirli bir kulaç
içeriye alınarak ayarlanır,tabii bu ayarlamayı kayalık yer-
lerde yaparsanız oltanızı dipte bırakır gelirsiniz.Bu durum-
larda derinliği gösteren aygıtlar çok işe yarar.Tabii yöreyi
çok iyi tanıyan balıkçılar tecrübeleriyle dibe taktırmadan
sırtı çekebilirler.Sırtı işi tecrübe ister,bir çok balıkçı üşenir-
ler veya sırtı ilgilerini çekmez aslında çok net bir balık ya-
kalama şeklidir.Ne kadar acemi olursanız olun bir zaman
gelir ummadığınız bir balığı yakaladığınızı görüverirsiniz.
Hiç olmazsa balığa gidip gelirken çekebilirsiniz.Yem derdi
yok rapalalar yeterli.Akya avında daha önce de bahsetmiş-
tim canlı yem(sübye,kalamar,zargana)daha iyi netice verir.
Denize bırakılan misinanın uzunluğu,kurşunların sayısı,hız
gibi faktörler gittiğiniz derinliğe ve dip durumuna göre de-
ğiştirilir.Tabii yemler kullandığınız durumlarda balık yeme
dokunduğunda hemen çalınma yapmamalı,biraz boşluk
verip çekmeli,yemi yutsun ve iyi takılsın.Balık çolgu veya
kakıç yardımıyla içeri alınmalı.
DİKKAT:sırtı çekerken misinayı elinize dolamayın,gerek-
tiğinde denize atacak durumda tutun.Aniden bir kayaya
takılma,çok büyük bir balığın sunması tehlikeli sonuçlar
doğurabilir.Bir de yanınızda her zaman sıkıştığınızda uza-
nabileceğiniz kesici bir alet olmalı.
yabilirsiniz. 0.90 lık100 kulaç misina mantara sarılırucuna
4cm lik bir sağlam fırdöndü bağlanır.Bundan sonra 0.70 lik
misinadan 3 er cm lik fırdöndülere bağlı birer kulaçlık misi-
nanın ortasına 70 grlık kurşunlar konularak,altı-yedi kez
tekrarlanır.Bu sayı derinliğe bağlı olarak artırılabilinir.Yine
fırdöndü bağlanarak 7-7,5 kulaç uzunluğunda ek beden
eklenir.Bu takımla 15-20 mlik dibikayalık kıyılarda 1-1,5
mil hızla gidilir.Kayık hareket edince yemden başlayarak
25-30 kulaç denize bırakılır,takılma olursa belirli bir kulaç
içeriye alınarak ayarlanır,tabii bu ayarlamayı kayalık yer-
lerde yaparsanız oltanızı dipte bırakır gelirsiniz.Bu durum-
larda derinliği gösteren aygıtlar çok işe yarar.Tabii yöreyi
çok iyi tanıyan balıkçılar tecrübeleriyle dibe taktırmadan
sırtı çekebilirler.Sırtı işi tecrübe ister,bir çok balıkçı üşenir-
ler veya sırtı ilgilerini çekmez aslında çok net bir balık ya-
kalama şeklidir.Ne kadar acemi olursanız olun bir zaman
gelir ummadığınız bir balığı yakaladığınızı görüverirsiniz.
Hiç olmazsa balığa gidip gelirken çekebilirsiniz.Yem derdi
yok rapalalar yeterli.Akya avında daha önce de bahsetmiş-
tim canlı yem(sübye,kalamar,zargana)daha iyi netice verir.
Denize bırakılan misinanın uzunluğu,kurşunların sayısı,hız
gibi faktörler gittiğiniz derinliğe ve dip durumuna göre de-
ğiştirilir.Tabii yemler kullandığınız durumlarda balık yeme
dokunduğunda hemen çalınma yapmamalı,biraz boşluk
verip çekmeli,yemi yutsun ve iyi takılsın.Balık çolgu veya
kakıç yardımıyla içeri alınmalı.
DİKKAT:sırtı çekerken misinayı elinize dolamayın,gerek-
tiğinde denize atacak durumda tutun.Aniden bir kayaya
takılma,çok büyük bir balığın sunması tehlikeli sonuçlar
doğurabilir.Bir de yanınızda her zaman sıkıştığınızda uza-
nabileceğiniz kesici bir alet olmalı.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
